Farkındalık, belirsizliği belirli, karanlığı aydınlık yapmanızda en büyük destekçinizdir. Aslında bilinçaltınızda bir bilinç oluşturmak için gözlerinizi içeriden açmak ve böylece kişisel devrimi başlatmaktır. Pek çok insan aslında kendine özgü bir anlam vermeye çalışıyor varlıklarına. Bunu başarmak içinse araştırarak, kitap okuyarak ve terapi ile kendilerini geliştiriyorlar. Peki aslında ne kadar farkındayız ?

Farkında olmak; uyanıp, şu anda kalıp, anda olanı tanımakla ilgilidir.Yani şu anda ve şimdi ile ilişkilidir. Çoğumuz bunu gerçekten nadiren yaparız. Genelde dikkat dağıtıcı düşüncelere kapılırız. Bu ise farkındalığın tam tersi bir duruma bizi sürükler. Böyle durumlarla aşağıdaki örneklerde karşılaşabiliyoruz;

• Dikkatimizi vermeden bir faaliyetten diğerine koşturmak,

• Duyduğumuz anda birinin ismini unutmak,

• Kendimizi geçmiş ya da gelecekle fazla meşgulken bulmak,

• Yediğinin farkına varmadan atıştırmak,

• Dalgınlık, dikkatsizlik ya da başka bir şey düşünmekten dolayı birşeyleri düşürmek ya da dökmek.

Yukardaki maddeleri okuduğunuzda hatırlıyorsunuz, aslında tüm bu maddelerde kendinizi buldunuz.Tıpkı poponuzun sandalyeye yaptığı baskıyı şu anda bunu okurken farketmeniz gibi…

Tamda Şimdi Sizi Farkında Olmaya Davet Ediyorum!

Psikoterapideki iyileşme sürecinin temel taşlarından biri de bireyin ona rahatsızlık veren sorunlarının farkına varmasını sağlamaktır şüphesiz genellikle mutsuzluğunuzun dış kaynaklarından oldukça eminsinizdir. Sevgilim beni anlamıyor, ailem beni anlamıyor, patronum beni değersiz görüyor gibi. Peki, ya gerçekte o anda hissettiğiniz iç sesinize kulak verseniz ne duyarsınız? İçsel kaynaklarınız neler ? Farkındalık kendimizi dinlemeye yönlendiriyor. Belki de sorun çok daha derinde, içinizde…

Gerçek toplumsal sorumluluğunuz farkındalık geliştirmektir.

Alejandro Jodorowsky

Matrix” gibi kayıtsızlık duygusunun altında kalacak bir topluluk içinde yaşıyoruzdur belki de. Yemeklerin verdiği zevkle duygusal boşluklarımızı dindirdiğimiz, yalnızlığımızı kısa süreli ilişkilerle yatıştırdığımız, sıkıntılarımızı, sosyal medyayı kullanarak görmezden gelip kendimizi kısıtladığımız ya da kaçtığımız bir iç atmosferde. İhtiyacımız olan bu noktada o anın farkında olmak ve yüzleşmektir.

Şimdi bu uyanış ve yeniden yapılanma sürecini nasıl başlatacağımıza bir bakalım. Harvard Özel Sağlık Raporu Pozitif Psikolojisi’nde bazı öneriler verilmiştir.

Temel Farkındalık Teknikleri

Sessizce oturun ve sessizce tekrarladığınız doğal nefesinize ya da bir kelimeye odaklanın.Tıpkı bir meditasyon gibi. Düşüncelerin yargısız gelip gitmesine izin verin ve nefese veya bir kelimeye odaklanmaya geri dönün.

Vücut Hissi

Bir kaşıntı veya karıncalanma gibi ince vücut hislerine dikkat edin ve onların geçmesine izin verin. Vücudunuzun her bir parçasını baştan aşağıya sırayla dikkat edin.

Manzaralar ve Sesler

Manzaralara, seslere, kokulara, tatlara ve dokunuşlara dikkat edin. Onları yargılamadan “görme”, “duyma”, “koklama”, “tatma” veya “dokunma” olarak adlandırın ve bırakın.

Duygular

Duyguları yargılamadan mevcut bulunmasına izin verin. Duyguların tutarlı ve rahat bir şekilde adlandırılmasına müsade edin: “sevinç”, “öfke”, “hayal kırıklığı”.

Değişim

Özlem duyduğunuzu hissettiğinizde, aşırı yiyecek tüketmek, bağımlılık yapıcı bir madde kullanmak veya istenmeyen davranışlar uygulamak yerine dürtüyü kabul edin ve bunun geçeceğini anlayın. Özlemin girdiği gibi vücudun nasıl hissettiğine dikkat edin. Özlem kelimesini, belirli bilgilerle ortadan kaldırmak için değiştirin.

Büşra Ceren Yılmaz

Yazı Fotoğraf: Andre Furtado – Pexels

Yorum Bırak

Your email address will not be published.

Hoşuna Gidebilecek Olan Yazılar

Read More